ABD ulusal güvenlik stratejileri çerçevesinde Türkiye ile ittifak ilişkilerindeki dönüşüm (2003-2016 dönemi)
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GÜLŞAH ÖZDEMİR
Danışman: Soner Karagül
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:İnsan yaşamının her alanında gereksinim duyulan ve bazen zorunluluk haline gelen ittifak kurma, insan toplulukları ve devletlerce de sıkça başvurulan davranışsal stratejidir. Devletleri ittifak stratejisine yönelten saikler neler ise 20. yüzyılın başından beri dünya politikasının önemli hegomon güçlerinden birisi olan ABD için de farklı değildir. Geçmişten itibaren ABD çok geniş bir ölçekte ve dönemsel olarak değişimleri barındıran bir müttefiklik profili çizmektedir. Soğuk Savaş boyunca tehdit algısını en çok etkileyen Doğu Bloku karşısında kurulan ittifak kümesi, çoğunlukla askeri ve güvenliksel olsa da aslında tüm alanları kapsamaktaydı. ABD'nin Türkiye ile kurduğu ittifak ilişkisi, benzer örneklerden büyük ölçüde farklılık arz etmeyen, Soğuk Savaş dinamiklerinden beslenen güvenlikçi ve pragmatik bir işbirliği sürecini kapsamaktaydı. Türkiye açısından ABD ile ittifak, NATO güvenlik şemsiyesinin altında Doğu Bloku'nun etkisinden korunma odaklı başlamış ve uzun yıllar boyunca Batı eksenli bir dış politikanın temel referansı olmuştur. ABD açısından Soğuk Savaş'ın sona ermesiyle başlayan müttefiklik algısındaki değişime 11 Eylül sonrasında yeni boyutlar eklenmiştir. Tez çalışmasında gerek ABD gerekse Türkiye açısından değişen müttefiklik tanımlamalarının ve değişen güvenlik algılamalarının ikili ilişkileri hangi boyutlarda etkilediği, yaşanan çeşitli krizler ve gerilimler üzerinden incelenmektedir. 1 Mart 2003 ile 15 Temmuz 2016 tarihleri arasında Türk-Amerikan ittifak ilişkilerinde yaşanan önemli kırılmalar, ABD Ulusal Güvenlik Strateji Belgeleri'nde belirtilen söylemler çerçevesinde değerlendirilmektedir. Bu çerçevede 1 Mart tezkeresi, Süleymaniye krizi, Mavi Marmara olayı, Suriye krizi, 15 Temmuz darbe girişimi ve Katar krizi ekseninde analizler gerçekleştirilmektedir. ABD'nin Türkiye ile olan ilişkilerinde ulusal güvenlik söylemiyle dış politika pratiğinin örtüşüp örtüşmediği, dönemsel krizler eşliğinde ele alınmaktadır. İki ülke arasında güvenlik odaklılıktan 'stratejik ittifak' boyutuna taşınamayan müttefiklik ilişkisinin evrimsel süreci ortaya konulmaktadır.