Dini ve etnik kimlik bağlamında göç: Balkan örneği
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, SİYASET BİLİMİ VE KAMU YÖNETİMİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: PAKİZE UZUN
Danışman: Ahmet Tunç
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Kimlik kavramı, Dünya'da etkisini gösteren küreselleşme ile birlikte oldukça dikkat çeken bir kavram olmuştur. Kimlik kavramı hem bireyi hem bireyin ait olduğu grubu hem de grupların oluşturduğu toplumu tanımlayan en önemli kavramdır. Kimlik bireylerde doğumdan itibaren oluşmaya başlar ve bireyin yaşamı boyunca da şekillenerek varlığını sürdürür. Bireyler genellikle sahip olduğu kimliği muhafaza etme arzusu içindedir. Bu nedenle tarihte birçok kimlik krizleri meydana gelmiş ve insanlar bu krizlerden önemli ölçüde etkilenmiştir. Tarihte Yugoslavya'nın dağılmasıyla birlikte Balkan coğrafyasında birçok kimlik krizi yaşanmış ve buradaki insanlar hem kimlikleri hem de kimlikleri nedeniyle yaşamları tehdit altında olduğu için göç etme kararı almıştır. O dönem de Balkanlardan hem Dünya'ya hem de Türkiye'ye kitleler halinde önemli göçler yaşanmıştır. Balkan göçmenlerinin, göç sürecinde Türkiye'yi tercih etmelerindeki etmenlerden biri de Balkan uluslarının kimlik algılarıdır. Aynı şekilde o dönemde Türk toplumu da benzer kimlik algıları nedeniyle, gerçekleştirilen göçleri büyük ölçüde kabullenmiş ve devlet tarafından yapılan uyum politikalarına da yoğun bir destek vermiştir. Bireyin sahip olduğu kimlik algısının toplumsal çatışmalara sebep olabileceğinin ve bu durumun gerçekleşmesi halinde küresel çapta büyük göçlerin yaşanmasını beraberinde getireceğinin aynı zamanda göç sonrası göçmenler ve ev sahibi toplumun ilişkisini büyük ölçüde etkileyeceğinin Yugoslavya örneği üzerinden açıklanması bu çalışmanın başlıca amacını oluşturmaktadır. Yapılan çalışmada etnik kimlik faktörünün Yugoslavya devletleri üzerinde etkili olduğu ve bunun sonucunda da yaşanan göç sürecini önemli ölçüde şekillendirdiği ortaya konmuştur.