Primer hipertansiyon hastalarında yaşam tarzı danışmanlık ve eğitiminin kan basıncı kontrolüne uzun dönemde etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Nazlı Simge GEDİK
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): ERKAN MELİH ŞAHİN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmanın amacı; primer hipertansiyon hastalarının tuz kısıtlaması ve düzenli fiziksel egzersizi içeren yaşam tarzı değişikliği eğitimine uyumlarını değerlendirmek ve yaşam tarzı değişikliğinin kan basıncına uzun dönemdeki etkilerini belirleyebilmektir. Gereç ve Yöntem: Çalışma, 2013-2014 tarihlerinde gerçekleştirilen "Primer Hipertansiyon Hastalarında Tuz Kısıtlaması Danışmanlık ve Eğitiminin Kan Basıncı Kontrolüne Etkisi" başlıklı tez çalışması ve "Primer Hipertansiyon Hastalarında Düzenli Fiziksel Egzersizin Kan Basıncı Regülasyonuna Etkisi" adlı tez çalışmasının iki yıllık sonuçlarını değerlendirmek üzere yapılmıştır. Araştırmada veriler anket uygulaması, kan basıncı ölçümleri, 24 saatlik ambulatuar kan basıncı ölçümleri ve tuz kısıtlaması önerilen grup ile kontrol grubuna 24 saatlik idrarda biyokimyasal Na+ ölçümü ile toplanmıştır. Bulgular: Çalışmaya 105 hasta dahil edildi. Çalışmamıza katılan hastaların 40'ı tuz kısıtlaması grubunda, 46 hasta egzersiz grubunda, 19'u ise kontrol grubunda idi. Çalışmamıza katılan 105 hastanın 77'si kadın (%73,3) 28'i erkekti (%26,7). Hastaların yaş ortalamaları 57,1±6,4 olarak bulundu. Tuz kısıtlaması grubunda giriş ve çıkış ambulatuar sistolik kan basıncı ve diyastolik kan basıncı ortalamaları arasında sırasıyla 3,1 ve 2,5 mm Hg'lik düşüş saptandı. Ambulatuar diyastolik kan basıncındaki düşüş anlamlı bulundu (p<0,05). Tuz kısıtlaması grubunda 24 saatlik idrar Na+ yaklaşık olarak 0,7 mmol/L, günlük tuz tüketimi yaklaşık 1,5 gr kadar düşüş gösterdi. Egzersiz grubunda ise ambulatuar sistolik kan basıncı ve diyastolik kan basıncı ölçümlerinde sırasıyla 3,1 mm Hg ve 3 mm Hg'lik düşüş saptandı. Ambulatuar diyastolik kan basıncındaki düşüş anlamlı bulundu (p<0,05). Egzersiz grubunda vücut ağırlığında giriş ve çıkış ölçümleri arasında 0,9 kg'lık, VKİ'de 0,4 kg/m²'lik, bel çevresinde 0,8 cm'lik, kalça çevresinde 2,2 cm'lik artış; bel/kalça oranında ise 0,1'lik azalma belirlendi. Sadece kalça çevresindeki artış anlamlıydı(p<0,05). Sonuç: Tuz kısıtlaması ve düzenli fiziksel egzersiz, hipertansiyon kontrolünde çok önemli iki faktördür. Bu iki faktöre yönelik yaşam tarzı değişikliklerinin kalıcı hale getirilmesi kan basıncı üzerindeki olumlu etkileri daha net bir biçimde ortaya koyacaktır.