1989 Sonrası Yaşanan Ekonomik Krizlerde Kayıt Dışı Ekonomi. Türkiye Değerlendirmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2015
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Ümit AKARSU
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): MURAT AYDIN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:1970'li yılların başında, gelişmiş ülkelerde dikkat çekmeye başlayan kayıt dışı ekonomi Türkiye'de 1990'lı yıllarda ön plana çıkmıştır. Kayıt dışı ekonomiyi ise ön plana çıkaran birçok (gelir kaybı, adaletsizlik, gibi) gelişme olup, bunlardan birisi de ekonomik krizlerdir. Ekonomik krizlerin yapısı, yaşanılan krizlerde hükümetlerin almış ve uygulamış oldukları yanlış kararlar gibi birçok faktör kayıt dışını etkilerken, kayıt dışı ekonominin de uzun vadede ekonomik krizleri etkileyebileceği ortaya çıkmıştır. Bu nedenle bu tezin amacı, yapılan literatür taraması kapsamında kayıt dışı ekonomi ile ekonomik kriz arasındaki bu karşılıklı ilişkiyi ortaya koymak olmuş, bunun içinde ekonomik krizlerde, krizlerin türleri, ülkelerin içinde bulundukları yapısal durumları da dikkate alınarak, kayıt dışı ekonomi incelenmiştir. İnceleme sonucunda iki sektörlü dinamik genel denge modeline göre 1998 Rusya krizi hariç diğer krizlerde kayıt dışı ekonominin artmadığı, Multiple Indicators Multiple Causes (MIMIC) yöntemine göre Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Rusya'da, parasal yönteme göre ise Meksika'da kriz yıllarında kayıt dışı ekonominin arttığı tespit edilmiştir. Türkiye'de ise 1989'dan sonra meydana gelen ekonomik krizlerde bazı yöntemlere göre kayıt dışı ekonominin arttığı (ya da azaldığı) tespit edilmiştir. Bu da bize ekonomik krizlerde kayıt dışı ekonominin bazı hesaplama yöntemlere göre arttığı, her hesaplama yönteminin her krize verdiği tepkinin farklı olduğu sonucunu vermiştir. Bu nedenle çalışmada, gelecekte yaşanılacak olası krizlerde (normal dönemlere ilişkin çözümler de dâhil) kayıt dışı ekonominin önlenmesi adına ne yapılabileceği, nasıl yapılabileceği ve neden yapılması gerektiği ortaya konulmuştur. Ayrıca olağan dönemler içinde kalıcı çözüm önerilerinde bulunulmuştur.