Spirotetramat İnsektisidinin Allium cepa L. ve Solanum lycopersicum L. Bitki Türleri Üzerindeki Genotoksik Etkilerinin Karşılaştırılması
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Mehmet Hüseyin GÜLTEKİN
Danışman: Cüneyt Akı
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu araştırmada spirotetramat insektisitinin genotoksik etkileri, Allium cepa L. ve Solanum lycopersicum L. bitkilerinde kök ucu hücre testi, mitotik indeks (MI) ve kromozomal aberasyon frekansı (KAF) yöntemleri ile belirlenmiştir. Bu amaç ile bitkiler 24 ve 48 saat süre ile önerilen doz olan 1 mL/L, önerilen dozun iki katı 2 mL/L ve önerilen dozun dört katı 4 mL/L olacak şekilde spirotetramata maruz bırakılmıştır. Standart kök ucu hücreleri testi işlemleri gerçekleştirilmiştir. Yaklaşık 1000-1500 arasında değişen hücre sayılarak MI hesaplanmıştır. Ayrıca her grup için KAF'da hesaplanmıştır. Sonuçlarımız, MI'in kontrole kıyasla doz ve maruz kalma sürelerinin artmasıyla önemli ölçüde azaldığını göstermiştir. A. cepa türünden elde ettiğimiz sonuçlara göre, MI değerindeki en fazla azalma spirotetramatın 4 mL/L uygulamasından 24 ve 48 saat sonra kontrol grubuna oranla sırasıyla %56 ve %65 olarak meydana gelmiştir. Araştırmamız sonucunda kontrol grubu ile karşılaştırıldığında tüm uygulama gruplarında KAF değerlerinin arttığı belirlenmiştir. KAF sonuçlarına göre 4 mL/L spirotetramat uygulamalarında kontrol grubu ile karşılaştırdığımızda uygulamalardan 24 ve 48 saat sonra KAF oranı yaklaşık yedi kat artmıştır. S. lycopersicum türünden elde ettiğimiz sonuçlara göre, MI değeri 4 mL/L spirotetramat uygulamasından 24 ve 48 saat sonra kontrol grubuna oranla sırasıyla %58,79 ve %69,96 oranlarında azalmıştır. 4 mL/L spirotetramat uygulamasından 24 ve 48 saat sonra KAF miktarı kontrol ile karşılaştırıldığında yaklaşık olarak altı kat artış göstermiştir. Ayrıca spirotetramatın her iki bitki türünde de kutup kayması, köprü gibi kromozomal anormalliklere neden olduğu belirlenmiştir.