Muğla Çeşmeleri


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Yasin Kakız

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): MESUT DÜNDAR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu araştırma kapsamı içerisinde, Muğla İli'nin merkezi ve tüm ilçelerindeki mahallelerinde tespit edilen 51 adet çeşme yapısı incelenmiştir. Bunlardan 20 tanesi Bodrum, 4 tanesi Datça, 2 tanesi Fethiye, 3 tanesi Merkez (Menteşe), 20 tanesi Milas ve 2 tanesi de Yatağan ilçelerinde yer almaktadır. Tarihi bilinen veya tarihlendirilebilen çeşmelerin hemen hepsi Osmanlı döneminde inşa edilmiştir. Sadece 2 çeşmenin, Menteşe Beyliği'nin politik egemenliği zamanında yapıldığı sanılmaktadır. Muğla çeşmelerinin fiziksel biçimlenişleri farklılık arz etmekte olup, tek cepheli, iki cepheli, üç cepheli olarak inşa edildikleri görülür. Tek cepheli çeşmeler, tek kemerli, yan yana iki kemerli, yan yana üç kemerli, iç içe iki kemerli ve kemersiz biçimde karşımıza çıkmaktadırlar. Tek cepheli yapıların ön cepheleri genellikle, biçimleniş ve malzeme bakımından, diğer cephelere göre farklılık göstermektedir. Tespit edilen çeşmelerin malzemesi genel olarak taştır. Bu malzeme, kesme, kabayonu ve moloz taş şeklinde uygulanmıştır. Taş ile birlikte bazen mermer ve tuğlanın da kullanıldığı görülmektedir. Bunun yanı sıra, nadir olarak, devşirme malzeme, ahşap ve demir kullanılmıştır. Çeşme nişlerinde genellikle sivri ve beşik kemer kullanılmakla birlikte, yer yer kaş kemerin de tercih edildiği görülür. Çeşmelerde iki çeşit örtü karşımıza çıkmaktadır. En sık kullanılan örtü tipi, arkaya doğru hafif eğimli düz damdır. Diğer örtü şekli ise tonozdur. Tonozlar, yapıların su haznelerini örtmektedirler. Muğla çeşmeleri süsleme bakımından oldukça sadedirler. Yapılarda süsleme motifi olarak genellikle, servi ağacı, lale, stilize bitkisel ve geometrik motifler kullanılmıştır. Bunların dışında çeşmeler, kemerler, silmeler, pilastrlar, saçaklar ve alınlıklar ile hareketlendirilmeye çalışılmıştır.