Muhasebe Hilelerinin Ortaya Çıkarılması ve Kültür Arasındaki İlişkinin Belirlenmesine yönelik Ampirik Bir Çalışma


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Biga İktisadi Ve İdari Bilimler Fakültesi, İşletme, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Fulya TEMEL

Danışman: Gülgün Erkan

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışma muhasebe süreçleri ve hilenin ortaya çıkarılması ile kültür arasındaki ilişkiye yoğunlaşmaktadır. Muhasebe profesyonellerinin sahip olduğu kültürel boyutlar ile hileyi ortaya çıkarma davranışı arasındaki ilişki çalışmada ortaya konulmaya çalışılmaktadır. Dünyada muhasebe standartlarını belirlemeye yönelik yapılan çalışmalara rağmen, uygulayıcısı insan olan muhasebe sistemlerinde bazı aksaklıklar ve farklılıklar ortaya çıkmaktadır. Muhasebede etik kurallar, yetkili kuruluşlarca belirlenmiştir ancak, karar vericilerin karar verme süreçlerine doğrudan ya da dolaylı olarak yansıyan birçok etken bulunmaktadır. Çalışmada denetçilerin sahip olduğu kültür boyutları ile etik ikilem durumunda verecekleri karar arasında ve yine kültür boyutları ile denetçilerin etik ikilem durumunda etkilendiği faktör arasındaki ilişki incelenerek iki perspektifte denetçinin etik ikilem durumunda kültürden etkilenme dereceleri ortaya konmaya çalışılmıştır. Çalışmanın kültür boyutları Hofstede'in kültürel boyutları çerçevesinde ele alınmış ve çalışmanın büyük bir bölümü Hofstede'in kültür kuramı ışığı altında şekillendirilmiştir. İstanbul'da faaliyet gösteren bağımsız denetçilere yönelik gerçekleştirilen araştırmanın sonuçları örneklemi dikkate alarak denetçilerin kültürel kimliklerindeki en baskın kültür boyutunun yüksek güç mesafesi olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte denetçilerin belirsizlikten kaçınma, kollektif ve kadınlık olgusu yüksek kültür boyutlarına sahip oldukları görülmektedir. Bu sonuçlar Hofstede'in Türk kültür boyutları sonuçlarını destekler niteliktedir. Ancak, belirsizlikten kaçınma derecelerinin yüksek olmasına rağmen denetçilerin riskten kaçınma derecelerinin çok yüksek olmadığı orta derecede olduğu belirlenmiştir. Bu durumun örneklem grubunun eğitim seviyesinin yüksek olması, karar verici ve üst konumda olmaları nedeniyle oluştuğu belirtilebilir. Çalışmada etik duyarlılığın bayanlarda erkeklere göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Öte yandan kültür boyutları ile hileyi ortaya çıkarma arasında bir ilişki bulunmazken, denetçilerin risk alma tutumu ile etik ikilem durumunda etkisinde kalınan faktörler arasında pozitif yönlü düşük kuvvetli kısmen bir ilişki olduğu belirlenmiştir.