Ruhsal belirtilerin sosyodemografik ve klinik özellikler ile ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: YUNUS TAN

Danışman: Erkan Melih Şahin

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Aile Hekimliği Polikliniği'ne başvuran hastalarda ruhsal belirtileri taramak; tarama sonuçlarının hastaların sosyodemografik ve klinik özellikleri ile olan ilişkisini araştırmak amaçlanmıştır. Yöntem: Kesitsel, tanımlayıcı desende olan çalışmamız 1 Şubat 2018-1 Kasım 2018 tarihleri arasında polikliniğimize başvuran 18-65 yaş arası 414 katılımcı ile yürütüldü. Katılımcılara yüz yüze görüşme metoduyla sosyodemografik veri formu ve SCL90-R Psikolojik Belirti Tarama Testi uygulandı. Bulgular: Katılımcıların 256'sı (%61,8) kadın, 158'i (%38,2) erkek, yaş ortalaması 33,7±13,6, %47,3'ü fakülte ve üzeri eğitim seviyesinde idi. SCL90-R anketinin GSI ortalaması 0,9±0,5, en yüksek skora sahip alt ölçeği obsesyon (1,3±0,6), en düşük skora sahip alt ölçeği fobik anksiyete (0,5±0,5) idi. Ruhsal durum değerlendirildiğinde en çok obsesyon (1,3±0,6), somatizasyon (1,0±0,6), depresyon (1,0±0,7), paranoid düşünce (1,0±0,7) ve kişiler arası duyarlılık (1,0±0,7) belirtileri saptandı. Aile ve eşi ile ilişkilerin kötü olması her alt ölçekte ruhsal belirtileri arttırıyordu. Genel itibariyle yaşın ilerlemesi ruhsal belirtileri azaltırken, tek başına yaşamak ve çocukluk döneminde fiziksel şiddete maruz kalmak ruhsal belirtileri arttırıyordu. Kadın olmak somatizasyon ve depresyon belirtilerini, eğitim düzeyinin düşük olması somatizasyon ve psikotizm belirtilerini arttırıyordu. Psikiyatrik hastalığı olanların kişiler arası duyarlılık, anksiyete, psikotizm belirtileri, aile ve akrabalarında psikiyatrik hastalığı olanların somatizasyon, obsesyon, depresyon, anksiyete belirtileri yüksekti. Sağlık hizmetleri ve tedavi seçeneklerini sık kullananların somatizasyon belirtileri yüksekti. Sonuç: Çalışmamız benzer çalışmalar ile uyumlu olarak ruhsal belirtilerin, bireyin sosyodemografik ve klinik özelliklerinden etkilendiğini göstermiştir. Ruhsal bozukluklar yüksek kronikleşme eğilimleri ve taşıdıkları tedavi güçlükleri nedeniyle ruhsal belirtiler gözetilerek birinci basamakta erken teşhis edilmelidir. Eş, aile ve toplum ile ilişkilerin düzenlenmesi, eğitim seviyesinin arttırılması, psikolojik ve fiziksel şiddetin önlenmesi, bedensel hastalıkların tedavi edilmesi ruh sağlığının korunması için anlamlı gözükmektedir. Anahtar kelimeler: Sosyodemografik özellikler, klinik özellikler, SCL90-R, ruhsal belirtiler