Türkiye'de pediyatrik kalp cerrahisi yapılan kliniklerdeki güncel kardiyopleji uygulamaları anketi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÖZKAN ERTOSLUK
Danışman: Halil Fatih Aşgün
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Konjenital kalp kusurlarının cerrahi tamiri sırasında miyokardiyal koruma stratejileri, farklı kliniklerdeki cerrahların tercihlerine bağlı olarak değişiklikler göstermektedir. Literatürde en uygun kardiyopleji stratejisinin ne olduğuyla ilgili bir görüş birliğine ulaşabilmek amacıyla yapılmış çok geniş çeşitlilikte çalışma bulunmaktadır. Buna karşın dünyada ve ülkemizde, uzmanların diğer kliniklerdeki uygulamaların neler olduğunu öğrenebilecekleri güncel veriler oldukça kısıtlıdır. Mevcut anket araştırmasında, ülkemiz pediyatrik kalp cerrahisi kliniklerindeki miyokard koruyucu stratejilerin güncel bir profilinin oluşturulmasının, referans teşkil etme ve dünyadaki genel uygulamalarla karşılaştırılarak farkındalık yaratma açılarından faydalı olacağı düşünülerek, pediyatrik kardiyopleji uygulamaları derlenerek bir arada sunulmuştur. Türkiye genelinde, tarafımızca tespit edilen 30 pediyatrik kalp cerrahisi merkezinin 26'sındaki perfüzyonistlere ulaşılmış (%86,6) ve kliniklerde aktif olarak çalışan toplam 75 pediyatrik kalp cerrahına ait güncel uygulamalar tespit edilmiştir. Ankette yenidoğan, bebek, çocuk ve ergen yaş gruplarında kullanılan kardiyopleji formülasyonları, dozaj, uygulama ve perfüzyon stratejileri üzerine odaklanılmıştır. Yüzdesel olarak ifade edilen verilerde toplam cerrah sayısı payda olarak kullanılmıştır (n=75). Ankete katılan merkezlerdeki cerrahlardan, kan bazlı kardiyopleji solüsyonlarını tercih edenlerin oranı %81,3, kristalloid bazlı solüsyonları tercih edenlerin oranı %18,7 olarak tespit edilmiştir. En yaygın olarak kullanılan solüsyonun %33,3 ile St. Thomas Hastanesi No:2 (Plegisol) solüsyonu olduğu, bunu %18,7 ile mikroplejik solüsyonların, %16 ile hiperkalemik kan kardiyoplejisi (Buckberg) solüsyonunun, %12 ile del Nido solüsyonunun, %10,7 ile kliniğe özgü solüsyonların ve %9,3 ile Bretschneider HTK (Custodiol) solüsyonunun izlediği görülmüştür. Soğuk kardiyoplejik uygulamaların (<10°C) en sık yapıldığı (%72), 'hot shot' kullanımının ise %42,6 olduğu bulunmuştur. Tüm yaş gruplarında ılımlı (26°-30°C) ve hafif hipotermik (31°-35°C) kardiyopulmoner baypas uygulamaları en sık olarak tercih edilmektedir. Antegrad kardiyopleji uygulama yönü, en yaygın olarak kullanılmaktadır (%69,3). Kardiyoplejinin 20 dk'da bir idame doz şeklinde tekrarlanması %38,6'lık bir oranla en çok tercih edilen yöntemdir. Bununla birlikte çapraz klemp süresine bakmaksızın, sadece tek bir indüksiyon dozu şeklindeki kardiyopleji uygulamasının daha çok del Nido ve Custodiol solüsyonu kullanan cerrahlar tarafından tercih edildiği görülmüştür. Oldukça yüksek bir temsil oranıyla ortaya konmuş ülkemizdeki bu ilk pediyatrik kardiyopleji uygulamaları anketinin sonuçlarına göre, konjenital kalp cerrahları arasında miyokard koruma tekniklerinin oldukça değişken olduğu, bununla birlikte cerrahların daha ziyade antegrad çok dozlu soğuk kan kardiyoplejisi uygulamalarını tercih ettikleri görülmüştür. Dünya genelinde uygulama kalıpları sürekli olarak değişmektedir. Alandaki ilerlemelerin farkında olmak çok önemlidir. Dolayısıyla mevcut uygulamalardaki değişim ve ilerlemelerin detaylandırılması için bu tarz anket çalışmalarının belirli aralıklarla güncellenmesi gerekir. Ayrıca ilerleyen zamanlarda, ameliyat sonrası miyokardiyal performansın belirteçlerini miyokard koruma stratejileri ile bağdaştıran çalışmalar da yapılmalıdır. Anahtar Kelimeler: Pediyatrik kardiyak cerrahi, Miyokard koruması, Kardiyopleji, Anket.